Türkiye’de tarımsal eğitimin 163’üncü yılını kutladığımız bu hafta için tarımsal eğitimin sembolü haline gelmiş olan Halkalı Ziraat Mektebi’ni ziyaret ettik ve kurumun müdürü olarak görev yapan Sayın Selahattin Cengiz ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik ve sizinle de paylaşmak istedik…
Okulda artık öğrenciler yok…
Okulda 15 Haziran 2008’den beri eğitim düzenlenmiyor. Öğrencilerin varlığını ya da yokluğunu tartışmak beni aşan bir konu ve hatta Tarım Bakanlığı’nı da aşan bir konudur.23 yıldır her hükümet değişikliğinde gündeme gelen konuların başında tüm eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında toplanması olur. Devlet olarak daha önce Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olmayan okullarımız vardı bizim. Bunlar Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlık Meslek Liseleri, Maliye Bakanlığı’na bağlı Maliye Meslek Liseleri, Devlet Bakanlığı’nın Tapu Kadastro ve Meteoroloji Meslek Liseleri, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı olan Demiryolu Meslek Liseleri ve son olarak ta Tarım Bakanlığı’na bağlı olan Tarım Meslek Liseleridir.
Sağlık Meslek ve Tarım Meslek Liseleri sayıları daha çok olduğu için daha çok bilinirdi. Bu okulların tümü 2005 yılında çıkartılan bir kanunla Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi. Fakat işlevlerinde bir değişiklik olmadı. Tabiri caizse sadece tabela değişikliği oldu diyebiliriz. İnsanlar Tarım Meslek Liseleri’nin kapatıldığını sanıyorlar ama aslında o öyle olmadı. Şu anda İstanbul’da tarımsal eğitim veren bir meslek lisesi var ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak hizmet veriyor. Tarım Bakanlığı zamanında 27 tane olan Tarım Meslek Lisesi sayısı, Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildikten sonra eğitime devam eden sadece 9 okul kaldı.
Bu okul hala Tarım Bakanlığı’na ait…
Fakat Söke, Halkalı, Adana ve Ankara’daki Tarım Meslek Liseleri, Tarım Bakanlığı’na bırakıldı. Eğer okulların tümü Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilseydi, Tarım Bakanlığı’nın elinde hizmetiçi eğitim verecek kurumu kalmayacaktı. İşte bu düşünce ile bu okullar Tarım Bakanlığı’nın elinde kaldı. Daha doğrusu konu bize bu şekilde izah edildi. Daha farklı sebepleri var ise de bize bildirilen bunlar oldu.
Okulun içindeki işletmeleri kapattık…
Biz Peyzaj Meslek Lisesi olunca 2003 yılında hayvancılıkla ilgili derslerimiz kalktı. Bizim okullarımızdaki işletmelerin amacı öğrencilerimize uygulama alanı olarak kullandırılıyor olmasıdır. Dersler kalkınca, işletmelere de gerek kalmayınca, işletmelerimizdeki hayvanları ihale usulü ile üreticilere verdik ve işletmelerimiz kapandı daha sonrada yıkıldı zaten.
Okuldaki aktiviteler…
2005 yılında okul kapatıldı ve yerine Halkalı Zirai Üretim İşletmesi Tarımsal Yayım ve Hizmetiçi Eğitim Merkezi Müdürlüğü kuruldu. Okul Hizmetiçi Eğitim Müdürlüğü’ne dönüştükten sonra, devlet kadrolarında görevli memurların eğitimini üstlenmedi sadece, bunun haricinde özel sektöre de hizmet veriyoruz. Aslında Tarım Bakanlığı’na bağlı olarak hizmetiçi eğitim veren üç müdürlüğümüz daha var. Bunlar Aydın, Ankara ve Adana’da hizmet veriyor. Ankara teorik bilgilendirmeye yönelik bilgisayar programları gibi eğitimler veriyor. Adana ise sulamaya yönelik eğitimler veriyor. Alman işbirliği ile kuruldu ve kuruluş amacı sulama eğitimleri vermesiydi zaten. Halkalıda ise ağırlıklı olarak bahçe ve peyzaj uygulamalarına yönelik eğitim programlarımız var. Bunun yanında tarımsal yayın danışmanlık, Damla sulama ve bitki koruma eğitimleri veriyoruz. 2000 yılında Tarım Bakanlığı bu okulları branşa götürdü. Biz 2000 yılından sonra Peyzaj Meslek Lisesi olduk. Daha sonra Talim Terbiye Kurulu’nca bizim okulumuzun adı Tarım meslek lisesi Peyzaj Bölümü oldu. Genel eğitim yapan sadece Çankırı’daki okul kalmıştı diğerlerinin hepsi branşlara ayrıldı.
5800 Dönümlük Okula ait arazi şimdi sadece 600 dönüm... Kalan arazinin ne olacağını şimdiden kestirmek zor değil…
Bu okul ilk kurulduğunda yekpare 5800 dönüm üzerine kurulmuştu. Şimdi 600 dönüm olarak kullanıyoruz. Şimdiye kadar zaten 5200 dönümlük araziden, devleti temsil eden bir memur olarak gururla söylüyorum ki,1m²?lik alan bile kimseye peşkeş çekilmemiştir. Araziler devlet tarafından diğer devlet kuruluşlarının kullanımına sunulmuştur. 1254 dönümlük kısmı Marmara Üniversite’sine tahsis edilmiştir. Halkalı Başbakanlık Toplu Konutları’nın, şu anki arazisinin yarısından fazlası Toki’ye yani Devlet Arsa Ofisi’ne devredilmiştir. Bu arazilerin tamamı Maliye Bakanlığı’na aittir ve ihtiyaç doğrultusunda çeşitli kurumların kullanımına sunuyor.
Şimdi İstanbul’un orta yeri kabul edilebilecek bir yerde 600 dönümlük yekpare bir arazi, bir tarafı E-5, bir tarafı Tem, bir kenarı K.Çekmece Gölü. Artık burası İstanbul’a yakın bir yer olmaktan çıktı burası İstanbul’un merkezi olma yolunda ilerliyor. Böyle bir yerde 600 dönümlük bir arazide dolayısıyla bir sürü projeler üretiliyor. Belediye’nin, Kiptaş’ın Tarım Bakanlığı’nın planladığı projeler var. Ama bunlar zaten 23 yıldır da hep vardı.
Artık olaya şu şekilde bakmak gerekiyor. İstanbul’un göbeğinde traktörlerle arazi sürüp, tozu dumana katarak tarım yapamazsınız. Başka türlü tarım yapmak zorundayız. Ahırların kapanma nedenleri de budur zaten ki bence de çok doğru bir zamanda kapandı. Yanımızda Askeriye var, askeriyenin haricinde birde Devlet Hastanemiz var ve artık diğer resmi kurumları da rahatsız eder duruma düşmüştük. Bu konuda da hassas davranmalıyız, böylesi daha iyi oldu bence. Sonuç olarak artık İstanbul’da tozlu, dumanlı, akışkan maddeli, kokulu tarım yapamayız. Zaten bu konuda da Tarım Bakanlığımız çeşitli projeler üretmeye devam ediyor.
Okulda dizi filimler çekiliyor…
Yıllar önce Hababam Sınıfı serisinin bir bölümü de burada çekilmişti zaten. Şimdi de Emret Komutanım, Gece Gündüz gibi dizilerin çekimleri yapılıyor. Bu durumun okulun restorasyon, bakım, onarım ve döner sermayesine katkıları son derece önemlidir. Yılda 70.000 lira doğalgaz giderimiz var. Devlet bunun ancak 20.000 lirasını karşılıyor. Okula ek gelir sağlaması açısından bu tarz uygulamaları yapmak zorundayız. Prodüksiyon şirketleriyle yetkimizi kullanarak 6 aylık sözleşme yapıyoruz ve ek gelir sağlıyoruz.
İnternet ve tarım
İnternetin tarım sektörüme entegrasyonu ile ilgili söyleyebileceğim pek bir şey yok aslında çünkü kendi kuşağımın en büyük problemi bilgisayar ve yabancı dil. Bu konuda eksiklerimizin farkındayız. Ama genç meslektaşlarımız hakikaten bu konuda kendilerini geliştiriyorlar. Yabancı dil ve bilgisayar bilgileri oldukça iyi oluyor. Söylemek istediğim en önemli şey artık bilgiye ulaşabilmek ve uluslarası düşünebilmek için bilgisayar ve yabancı dilin şart olduğudur.
Tarım haftası mesajı
Tarım haftasında sektöre mesajım üretim, üretim, üretim… İthalatın durdurulup, ihracatın arttırılması en büyük dileğimdir.Türkiye’de tarımsal eğitim yapan Ziraat Fakültelerinden bence en fazla 5-6 tanesine gerçek birer ziraat fakültesidir diyebiliriz. Bütün işletmeleri ve uygulama alanları tamamlanmış olan fakülte sayısı çok az. İnsanlar en iyi olan fakülteleri bile bitirmiş olduklarında yine de pratik bilgiye ihtiyaçları oluyor. Bu eksikliklerini de maalesef iş hayatında kapatmak zorunda kalıyorlar. İşte bizim bu açmış olduğumuz hizmet içi eğitim kurslarıyla meslektaşlarımız eksikliklerini giderebilirler. Özellikle Aydın Söke’de bulunan kurumumuzun eğitim programlarını takip etmelerini öneririm herkese. Mekanizasyon konusunda son derece önemli bilgiler edinebilirler.
Bu okulda birçok devlet büyüğü yetişmiş…
İşte okuldan mezun olan devlet büyüklerimizden bazıları…
• M. Akif ERSOY
• Zihni DERİN (Türkiye?de çay tarımını başlatan adamdır.)
• Tahsin COŞKUN (Tarım Bakanı)
• Nihat İYRİBOZ (Tarım Bakanı)
• A.Rıza ERTEN (Devlet Bakanı)
• Şevket Raşit HATİPOĞLU (Devlet Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı)
• Fevzi Lütfü KARAOSMANOĞLU (İçişleri Bakanı)
• Reşat Muhlis ERKIRAN (Tarım Bakanı)
• Hikmet BİRAND (Yazar, Bitki Sosyoloji bilim dalının ülkemizdeki kurucusu)
Sayın Selahattin Cengiz’e bu konudaki bilgi ve yardımları dolayısı ile teşekkür ediyoruz.
Kaynak
Röportaj - Nadir KARA
www.tarim.com.tr