Kendine dönüp bakmak…
Görüşlerinde en fazla ısrar edenler, anlaşabilecek çok az kişi bulurlar.
Lao-Tao, Tao Teb King
Üç okul değiştirerek çalıştığım okulun 7. sınıfına devam eden Kemal’ın arkadaşlarıyla sorunları vardı. Sürekli arkadaşlarının güvenilir olmadıklarını, kendisine kötü davrandıklarını, oyunda mızıkçılık yaptıklarını ve kendisinin de istemeden kavga ettiğini söylüyordu. Hep bu nedenlerle arkadaşlarından ayrılmış, dışlanmış ve okul değiştirmek zorunda kalmıştı. Görüşmede “ben ne yaptıysam arkadaşlıklarımla kavga etmek durumunda kaldım, onlar beni zorladı” dedi. (Oysa öğrenci arkadaşlarına şiddet uygulayan, alay eden, sınıf düzenini bozan, sorumluluk sahibi olmayan bir öğrenciydi. Ona göre suçlu hep başkalarıydı.) Bunun üzerine yaşadıkları sorunları, arkadaş ilişkileri vb. üzerine konuştuktan sonra ona şu hikâyeyi anlattım;
“Bir güvercin sürekli yuva değiştiriyormuş. Yuvada zamanla gelişen koku ona dayanılmaz geliyormuş. Akıllı, yaşlı ve deneyimli bir güvercinle konuşurken üzgün bir şekilde bundan şikâyet etmiş. Şikâyeti dinleyen güvercin başını birkaç defa sallamış ve şöyle demiş.”Her yuva değiştirdiğinde aslında hiçbir şey değiştirmiyorsun. Seni rahatsız eden koku yuvandan değil senden geliyor”(Peseschkian,1998).
Hikâyeyi dinledikten sonra biraz düşündü, sustu. “Bu hikâyeyi yazabilir miyim” dedi. Yazılı verdim. İzin istedi ve gitti. Bir sonraki randevusuna gelmedi. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra tekrar randevu istedi. Ve “ben yıllardır hiç böyle düşünmemiştim. Gerçekten arkadaşlarımla ilişkilerimde benimde hatalarım var, onların canını yakıyorum,” dedi. Ve görüşmeye devam ettik.
Görüşmeler sonunda öğrenci davranışlarının sorumluluğunu alarak kendine bakmayı öğrendi. Bunda ne kadar başarılı oldu bilemem ama en azında bilinç oluştu. Bu sorunlar çocuklar arasında böyle yaşanırken farklı boyutlarda, farklı şekillerde ve farklı konularda biz yetişkinlerin arasında da yaşanıyor.
Yaşamımızda rahat konuşabileceğimiz, yanında kendimizi güvende hissedebileceğimiz dostları, arkadaşları bulmak çok zor artık. Eğer etrafınızdaki güvenilir insanların sizden uzaklaştığını, eskisi kadar değer vermediğini düşünüyorsanız daha çok zaman kaybetmeden biraz da dönüp kendinize bakmanız; kendi tavır ve davranışlarınızı gözden geçirmeniz, kendinizi sorgulamanız gerekmez mi acaba?
İlişkilerimizin bozulmasında bizim payımız nedir?
Her kavgamızda yüzde yüz biz mi haklıyız?
Varsayın ki haklıyız. Yaşamımız mutsuz, huzursuz, bir tadı eksik geçiyorsa hatalarımız telafi etmek için yeniden merhaba demek gerekmez mi?
Ne dersiniz?
Uzm. Psk. Dan. Emine YILDIRIM
Bahçelievler
Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü
Adınız/Soyadınız *
E-mail adresiniz
Detay *