30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMINI KUTLADIK

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında, başkentte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Mehteran Bölüğü, Deniz Kuvvetleri Bandosu ve Kıraç’ın sahne aldığı konser düzenlendi.


Batıkent’teki Vedat Dalokay Parkı’nda gerçekleştirilen konser programında ilk olarak Mehteran Bölüğü sahne aldı.
Ellerindeki Türk bayraklarıyla tribünleri dolduran vatandaşlar, konser alanına girişinde yoğun alkışlarla karşıladıkları Mehteran Bölüğü’nün seslendirdiği marşlara eşlik etti.

Daha sonra sahneye çıkan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu, programına Çanakkale Marşı ile başladı.
Dağ Başını Duman Almış, Ankara, Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa marşları ile devam eden bandoya, 10. Yıl Marşı’nı seslendirdiğinde, vatandaşlar ayakta eşlik etti.
 
(Haber : Hürriyet)
 
 
 
30 Ağustos Zafer Bayramının 87. yıldönümü tüm yurtta olduğu gibi ilimizde de büyük bir coşkuyla kutlandı.
 Atapark’ta saat 08.30 da Atatürk Anıtına çelenk sunumuyla başlayan tören, Garnizon Komutanlığında tebriklerin kabulünden sonra Atapark’taki kutlamalar ve geçit töreni programıyla sona erdi.
 
            Törene Vali Mustafa Yaman, Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Erhan Güder, Belediye Başkan Vekili Ahmet Yusufağaoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Mustafa Öksüz, Rektör Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, askeri ve mülki erkân, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, siyasi parti yöneticileri, sivil toplum kuruluş temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
 
            Vali Mustafa Yaman, Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Erhan Güder ve Belediye Başkan Vekili Ahmet Yusufağaoğlu’nun törene katılanların bayramını kutlamasının ardından günün anlam ve önemini belirtir bir konuşma yapan J.Per. Yzb. H. Ömer Algül şunları söyledi.
 
            “Bugün, her sayfası şan ve şerefle dolu Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan ve ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen, 30 ağustos zaferinin 87’inci yıl dönümünü coşkuyla kutluyoruz. 
            Milletlerin tarihinde bazı kader olayları vardır. O gün, o ulus ya varlığını sürdürür, ya da tarih sahnesinden silinir. 30 Ağustos zaferi de; Türk ulusunun ve onun kahraman ordusunun, milli birlik ve beraberlik ruhu içerisinde, yurdumuzu işgal edenlere karşı " Ya İstiklal Ya Ölüm " parolasıyla onurunu korumak adına gösterdiği eşsiz bir mücadelenin sonucudur.
 
            Büyük zafer, kurtarıcısına inanmış yüce ulusumuzun ve onun bağrından çıkan kahraman ordumuzun, o günlerin zor şartları ve kısıtlı imkânlarıyla tarihe altın harflerle yazdığı bir destandır. Başkomutanından " Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri! " emrini alan kahraman Türk ordusu, almış olduğu görevin bilincinde, gece gündüz demeden düşmanı denize dökünceye kadar kovalamış ve yurdu düşman işgalinden kurtarmıştır.
 
            Şu hususu iftiharla belirtmek gerekir ki; tarihte hiç bir komutan birliklerine, Gazi Mustafa Kemal kadar ileri görüşlü ve anlamlı bir hedef vermemiştir. Ulusal birliğimizin ordu-ulus bütünleşmesiyle doruğa ulaştığı, Türk ulusunun hürriyet ve istiklal düşüncesinin ölümsüz bir abidesi olan bu destanla, kahramanlık ve fedakârlıklarla dolu kurutuluş savaşımız, kesin sonuçlu bir zaferle taçlandırılmış ve "Varlığı ebediyete kadar sürecek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli sağlamlaştırılmıştır."
 
            Yüce önder Atatürk, 30 Ağustos zaferinin önemini" Türk milletinin burada kazandığı zafer kadar kesin neticeli ve bütün tarihe, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yön vermekte kesin tesirli böyle bir meydan muharebesi hatırlamıyorum. Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle neticelendirilmiş olan bu harekât, Türk ordusunun, Türk subay ve kumanda heyetinin, yüksek kudret ve kahramanlığını, bir daha tespit eden muazzam bir eserdir. Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve bağımsızlık fikrinin ölmez abidesidir. Bu eseri meydana getiren bir milletin evladı, bir ordunun başkumandanı olduğumdan daima mesut ve bahtiyarım." sözleri ile anlamlı bir biçimde ortaya koymuştur.
 
Bu vatan; Ulu Önder Mustafa kemal Atatürk’ün yaratıcı düşünce ve ileri görüşlülüğü neticesinde, bağımsızlık hedefi yolunda, bir birine kene
tlenen, varını yoğunu seferber eden ve gerektiğinde yüksek gaye uğruna hayatını tereddütsüz feda eden şehit ve gazilerimizin bizlere kutsal bir emanetidir.
 
            Bu emanetin bilincinde olarak, gönlünü bayrağına, canını vatanına adamış olan ve Türk milletinin yüreğinde müstesna bir yere sahip olan Türk silahlı kuvvetlerinin, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, milletimizin birlik ve beraberliğine yönelebilecek, her türlü iç ve dış tehdide karşı verilecek her görevi, sarsılmaz bir irade ve kararlılıkla, tereddütsüz ve başarıyla yerine getireceğinden kimsenin şüphesi olmamalıdır.
 
            Şu da bir gerçektir ki;
 
            Türk silahlı kuvvetlerinin bu konumundan rahatsızlık duyan iç ve dış mihraklar, her zaman var olmuştur, olmaya da devam edecektir. Ancak bu mihraklar ve onların ayrılmaz destekçileri çok iyi bilmelidir ki; Türk silahlı kuvvetleri gerçek güç ve kuvvetini azim ve kararlılığını ne elindeki silah ve teçhizattan, ne de mevzuattan değil, doğrudan doğruya asil Türk milletinin ordusuna duyduğu içten sevgi ve sarsılmaz güvenden almaktadır.
 
            Türk silahlı kuvvetleri bu gerçeğin ışığı altında bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da Atatürk ilke ve inkılâplarının ışığında çağdaş uygarlık düzeyine giden yolda, bilim ve teknolojiyi rehber edinerek, Türk Milleti’nin emrinde onun güven kaynağı ve cumhuriyetimizin değiştirilemez temel niteliklerinin yılmaz bekçileri olmaya devam edecektir.
 
            Ebedi başkomutanımızın ifadesiyle, "zaferleri ve mazisi insanlık tarihiyle başlayan Türk ordusu, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin çelikleşmiş bir ifadesidir."
 
            Bu güzel yurdumuza göz dikenler, dış güçlerin maşası olanlara, buradan bir kez daha haykırıyoruz:
           
            Ödü varsa düşmanın, meydan açık, hazırız:
            Bu toprakta biz doğduk, biz yaşadık, biz varız!
            Kından sıyrılmış kılıç, top ağzında mermiyiz,
            Cumhuriyet çocuklarıyız, hiç yoldan döner miyiz?
            Söz verip baş koymuşuz: istiklal bize haktır,
            Buna göz diken düşman çıksın, kahrolacaktır! 
            30 Ağustos zaferinin 87’inci yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı günde bizlere hür ve bağımsız olmanın onurunu yaşatan başta devletimizin kurucusu, büyük asker, devlet adamı Mustafa kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu uğurda canlarını veren tüm şehitlerimizi saygı, minnet ve gönül borcu ile anar, kahraman gazilerimize ve emekli personelimize sevgi ve şükranlarımızı sunarız.”
 
            J.Per. Yzb. H.Ömer Algül’ün konuşmasının ardından öğrenciler tarafından şiirler okunarak, halk oyunları gösterisi yapıldı ve tören saat 11.10’da Geçit Töreni ile sona erdi.
 
Kaynak:
Giresun Valiliği
Bulancak haber 
 

Eklenen yazılar

henüz bilgi eklenmemiş...

Yaz / Bilgi Ekle

Yazınız editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Detay *